BEDAVA İNGİLİZCE SİTESİNE HOŞGELDİNİZ! ANA SAYFA  |  BEGINNER  |  ELEMENTARY  |  INTERMEDIATE  |  ADVANCED  |  CONTACT  | 

         
   
   Ana Sayfa    İngilizce Türkçe Çeviri    Pratik İngilizce    Oyunlar    Gazeteler    Okuma    Chat    Songs    Fıkra    Şiir    Özel Ders İlanları

DİKKAT! İNGİLİZCE KONUŞMAK İÇİN KURSA GİTMEYE SON! NASIL MI? TIKLAYIN!


 
DERSLER
  1- A/an
  2- Verb 'To Be"
  3- This, That, These, Those
  4- Capital Letters
  5- Prepositions in, on, at,
  6- Irregular Verbs
  7- The Plural Of Nouns
  8- Have got, has got
  9- Subject and Object Pronouns
  10- Directions
  11- Some and Any
  12- Must and Mustn't
  13- Adjectives
  14- Gerunds
  15- Frequency Adverbs
  16- Would like - want
  17- Conditionals - Type 1
  18- Imperatives
  19- Simple Present Tense 1
  20- Simple Present Tense 2
  21- Simple Present Tense 3
  22- Simple Past Tense 1
  23- Simple Past Tense 2
  24- Present Continuous Tense
  25- Present Perfect Tense 1
  26- Present Perfect Tense 2
  27- Be Going To
  28- Will and Shall
  29- So because
  30- a.m - p.m
HOME
            

PRESENT CONTINUOUS TENSE
ŞİMDİKİ ZAMAN

1. Biçim

Present continuous tense iki bölümden oluşur - Özneden sonra olmak Fiili ( verb to be: am is are ) kullanılır + fiil'e ing takısı eklenir..

Olumlu

Özne

+ to be

+ fiil+ ing

she

is

talking

     

Olumsuz

Özne

+ to be + not

+ fiil + ing

she

is not (isn't)

talking

     

Soru

to be

+ Özne

+ fiil+ ing

is

she

talking?

Example: to go, present continuous

Olumlu

Olumsuz

Soru

I am going

I am not going

Am I going?

You are going

You aren't going.

Are you going?

He, she, it is going

He, she, it isn't going

Is he, she, it going?

We are going

We aren't going

Are we going?

You are going

You aren't going

Are you going?

They are going

They aren't going

Are they going?

Not: Olumsuz şekilde kısaltmalar aşağıdaki gibi de yapılabilir:
I'm not going,
you're not going,
he's not going etc.

2. Kurallar:

Present Continuous Tense'in kullanımı aşağıdaki gibidir :

  • Şu anda devam etmekte olan olayları ve işleri anlatmak için kullanırız.
    örneğin:
    You are studying English now.
    He is listening to the music now.

  • İçinde bulunduğumuz zaman diliminde ilerlemekte olan olayları ve işleri anlatırız.
    örneğin :
    Are you still working for the same company?
    More and more people are becoming vegetarian.

  • Gelecekle ilgili tasarlanmış ve planlanmış işleri anlatmak için kullanırız.
    Örneğin:
    We're going on holiday tomorrow .
    I'm meeting my boyfriend tonight.
    Are they visiting you next winter?

  • Geçici bir durumu ve olayı anlatmak için kullanırız.
    Örneğin:
    He usually plays the piano, but he's playing the guitar tonight.
    The weather forecast was good, but it's snowing now.

  • 'always, forever, constantly' gibi zarflarla tekrarlanan ve normali aşmış alışkanlıkları ifade etmek ya da vurgulamak için kullanırız.
    Örneğin:
    Harry and Sally are always arguing!
    You're forever complaining about your mother-in-law!
    You're constantly losing your key!

DİKKAT! Bazı fiiller Present Continuous Tense'de kullanılmazlar. Bu fiiller aşağıda açıklanmıştır.

3. Present Continuous Tense'te Kullanılmayan Fiiller

Aşağıda listelenmiş fiiller Şimdiki Zamanda kullanılmazlar, Çünkü bu fiiller hareket ve olayları değil zihinsel düşünce ve ifadeleri anlatırlar:

List of common verbs normally used in simple form:

Duyularımız / Algılama
feel*, hear, see, smell, taste
Fikirler

assume, believe, consider, doubt, feel (= think), find (= consider), suppose, think*

Zihinsel İfadeler

forget, imagine, know, mean, notice, recognise, remember, understand

Heyecan, Arzu, Emel

envy, fear, dislike, hate, hope, like, love, mind, prefer, regret, want, wish

Ölçüler

contain, cost, hold, measure, weigh

Diğerleri

look (=resemble), seem, be (in most cases), have (when it means to possess)*

Notlar:

1. Algılama Fiilleri (see, hear, feel, taste, smell) çoğunlukla 'can' ile kullanılırlar.
Örneğin: I can see... I can hear...

2. * Bu fiiller Present Continuous Tense'de kullanılabilir fakat farklı bir anlamda. Karşılaştırın:

a. This coat feels nice and warm. (= burada paltonun kalitesini algılıyorsunuz)
b. John's feeling much better now (= John'un sağlığı iyiye gidiyor)

a. She has three dogs and a cat. (=sahiplik)
b. She's having supper. (= akşam yemeği yiyor)

a. I can see Anthony in the garden (=algılama)
b. I'm seeing Anthony later (= Buluşmayı planlıyoruz)

Örnekler:

  • I wish I was in Greece now.
  • She wants to see him now.
  • I don't understand why he is shouting.
  • I feel we are making a mistake.
  • This glass holds half a litre.




ELEMENTARY HOME PAGE


            






| İngilizce Tercüme | İngilizce Test Çöz | test ve çeviri | ingilizce chat | bilgi yarışması | Dersrehberi.com | oyun | nasrettin hodja | ingilizce kursları

 

copyright © bedavaingilizce.com 2000-2017


| Newspapers | Grammar | Vocabulary | Jokes | Poems | Riddles | Tongue Twisters |
| English Books | Homonyms | Synonyms | Proverbs | Lyrics | Quotes |